| Görüşü : |
OKUL ÖNCESİ EĞİTİMDE MASALLARIN EĞİTİMSEL İŞLEVLERİ VE MASAL SAATLERİ
Zülfikar BAYRAKTAR
Bir toplumun ulusal kimliğinin oluşmasında önemli rol oynayan kültür un¬surları, onları oluşturan ve geliştiren topluma has özellikleri yansıtırlar. Bu kültü¬rel unsurlar, bir taraftan söz konusu toplumu diğer toplumlardan ayırırken, diğer taraftan yerelden ulusala ve ulusaldan evrensele doğru taşınarak, dünya kültürel mirasının renklenmesi ve zenginleşmesine katkı sağlamaktadır.
Somut olmayan kültürel mirasın önemli bir bölümünü oluşturan sözlü kültür ürünlerinin korunması, günümüz şartlarına bağlı olarak yeniden yaratılması, ya¬ratım ortamlarının hazırlanması ve gelecek nesillere aktarımının devamı için, söz¬lü kültür mirasımızın çağdaş, sosyal, ekonomik olgular ve teknolojik gelişmeler dâhilinde, yeni bir yaratım ve sunum ortamının hazırlanması amacına yönelik projelerin oluşturulması bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bildirimizde, yaygın olarak bilinen sözlü kültür ürünlerinden masallarımızın anaokullarında anlatımı ve tanıtımı konusundaki düşüncelerimizi sizlerle pay¬laşacağız.
Masal, bilindiği üzere, genellikle özel şahıslar tarafından, kendine mahsus zaman, mekân ve şahıs kadrosu içerisinde, yaşanılan hayat ile hayal edilen hayatın sistemli bir şekilde ifade edildiği, belirli kalıp sözlerle başlayıp yine kalıp belirli sözlerle biten, eğlendirme, eğitme ve psikolojik rahatlatma gibi fonksiyonlara sahip, yüksek hayal ürünü, sözlü anlatım türüdür.
Masallar ve masalların vermek istediği mesajlar bütün bir halkın hayat tecrübelerinden, yaşam macerasından damıtılmış, geçmişi değerlendiren, güne ışık tutan, geleceği yönlendiren altın damlalardır. Ayrıca, insanları iyiye, güzele ve doğruya yöneltmede, psikolojik ve sosyal bakımlardan etkilemede, onlara sorumluluklarını hatırlatmada, iyi ve örnek birer vatandaş olarak toplumsal şartların gereklerine göre yetişmelerinde, bazı düşünce ve fikirlerin telkininde ve daha geniş bir kamuoyunun oluşturulmasında masalların önemli rolü vardır.
Bununla beraber, çocuklara dinleme, okuma ve konuşma edinimleri kazandırmada masalların motivasyonu yadsınamaz. “İkilemeleri, pekiştirme sıfatlarını, tezlik, süreklilik ve yaklaşma fiillerini, ses taklidi kelimeleri, deyimleri, atasözlerini, duaları, bedduaları, bu birbirinden güzel ve renkli inceliklerle yüklü halk dili söylemlerini anlatım biçimlerinde barındıran masallar, bireye yalnızca dilinin tadını vermekle kalmaz, sanatçıların, yazarların gelecekte o dili geliştirip edebi ve sanatsal ürünler oluşturmalarına da katkıda bulunur.”16
Masallar incelendiğinde, masal olaylarının hep toplumsal bir gerçekten kaynaklandığını görürüz. “Masalların bu gizli gerçeğinin izi sürüldüğünde de bu iz sürme, bizi, pek çok toplumsal olayın, yaşanmış gerçekliğin gelişmesine ve bu gelişmenin de insanların beklentisine uygun, psikolojik dünyasını rahatlatacak bir şekilde sonuçlanmasına götürür.”17
İnsanoğlu kendi yaşam gerçeğini, çözüm önerilerini, beklentilerini masal olaylarına ve masal kahramanlarına yükleyerek anlatmış ve yüzyıllar boyu, bu yolla gelecek kuşakları uyarmaya, eğitmeye, yaşamın zorluklarına karşı onları donanımlı kılmaya çalışmıştır. Çünkü masal kahramanlarının karşılaştıkları sorunların hemen hepsiyle, yaşamın gerçekleri arasında benzerlik kurulabilir ve o masallardan ait oldukları toplumun yaşam gerçeğine ulaşılabilir. Çünkü o toplumu eğiten temel öğelerden biri de masallardır.
Unutulmamalıdır ki, masallar, gençlerin aklına adetleri ve ahlaki ölçüleri yerleştirmek ve bir yetişkin olarak kurallara uyduğunda onu övgüyle ödüllendirmek, doğru yoldan saptığında onu eleştiri ve alayla cezalandırmak, kurumlara ve geleneklere hücum olduğunda veya bunlar, sorgulandığında akılcı bahaneler bulmakta, her şeyi olduğu gibi kabul etmek ve günlük hayatın güçlüklerinden kaçışı sağlamakta kullanılır.18
Demek ki masallar, yalnızca çocuklar için bir eğlence ve vakit geçirme aracı değil, aynı zamanda toplumun eğitimi gibi ciddi bir konuda işleve sahip bir anlatı türüdür.
İletişim alanındaki teknolojik gelişmelerin de etkisiyle büyük bir hız kazanan küreselleşme akımı ile sosyal, siyasal ve ekonomik yapılardaki değişmeler, ma¬salların bazı işlevlerini veya işlevsel etkilerini kaybetmesine neden olmaktadır. Çağdaş iletişim araçlarından özellikle görüntülü olanlar, yani televizyon, sinema ve bilgisayar aracılığıyla yayılan batılı toplumların kültür yaratmaları olan çeşitli çizgi film, bilgisayar oyunları vb. ürünler, çocukları çok hızlı bir şekilde kendi kül¬türlerinde var olan masal ve diğer halk anlatılarını dinlemekten uzaklaştırmakta¬dır.
Bu durum ise, bir taraftan çocukların fiziksel gelişiminde hareketsizlik, beslenme ve göz bozukluğu gibi sorunlar yaratırken, diğer taraftan çocukların yaratıcılığının gelişmesini olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Televizyon ve bilgisa¬yarda somutlaştırılan karakterler ve oluşturulan görüntülü imaj dünyası, çocuk¬ların hayal dünyalarında yeni yaratmalar oluşturmalarına ve farklı düşünüp, dü¬şüncelerini aktarmalarına engel olmaktadır. Bu durumun doğal bir sonucu olarak da, toplumsal değerleri yansıtan ve çocuklara ulusal kültür unsurlarını tanıtan ve benimseten masal gibi sözlü kültür ürünlerini dinlemekten uzaklaşan çocuklar, kendi kültürel değerlerini yeterince öğrenememekte ve aynı zamanda kendi kül¬türel değerlerine yabancılaşmaktadırlar.
Yukarıda bahsettiğimiz pek çok olumsuz özelliğine rağmen, çizgi Film ve bil¬gisayar oyunları, gelişmiş bir teknoloji ile üretildikleri için renkli, canlı ve hare¬ketli olmalarından dolayı, çocuklar için oldukça ilgi çekici hale gelmiştir. Burada vurgulamak istediğimiz, bilgisayar ve televizyon teknolojilerine karşı oluş şeklin¬de algılanmamalıdır. Belirtilmek istenen husus, bu teknolojik olguların kullanı¬mındaki içerik yabancılaşmasıdır. Hem teknik yaratmalar ve hem de bunların kullanımındaki içerikler yabancı olduğunda doğal olarak, yeni kuşakların kendi toplumlarından izole olmaları ve kendi toplumlarına yabancılaşmaları kaçınılmaz bir sonuçtur.
Bu durumda ortaya çıkan sorun ise, kendi yaratmalarımız olan masalların aktarımının nasıl yapılması ve sergilenmesi gerektiği sorunudur. Bir proje olarak düşündüğümüz, masalların anaokullarında sürdürülmesi çalışması, hem çocuklarımızın daha iyi eğitim alarak, kültürel değerlerimizle beslenmesini sağlayacaktır. Masalların anaokullarında ic¬rası ile ilgili tekliflerimiz ana hat¬ları itibariyle dört aşamalı bir çalışma programından oluşmaktadır:
1. Anlatılacak masal metinleri repertuarının tespiti.
2. Masal anlatıcılarının hazırlanması.
3. Masalların anaokullarında anlatımı için "Masal Anlatma Saat¬leri ve Günleri" programının oluşturulması.
4. Masalların anlatımı.
Çalışmanın birinci aşamasında, anlatılacak olan masal repertuarının oluşturulması ve masal anlatıcılarının hazırlanması söz konusu olacaktır. Bu aşamada, masal metinlerinin seçilmesi için halkbilimi uzmanları ve çocuk psikolojisi uzmanlarından oluşan bir ekibin ortaklaşa çalışması gerekmektedir. Masalların seçiminde dikkat edilecek hususların başında, repertuarın öncelikle ulusal ve ev¬rensel değerlerin ağırlıklı olarak işlendiği Türk masallarından oluşturulması ve aynı zamanda, seçilen masalların anaokulu çocuklarının gelişimine uygun özel¬likleri taşıması gerekmektedir.
Masal repertuarı oluşturulurken dikkat edilecek bir başka husus, masalların halk arasında anlatıldığı gibi mi, yoksa söz konusu uzmanlar tarafından yeniden düzenlenmiş şeklinin mi kullanılması gerektiğidir. Repertuarı oluşturacak masal¬lar, içerdikleri mesajlar bakımından anaokulu çocuklarına uygun olan, çocukla¬ra verilmesi düşünülen kültürel, toplumsal ve etik değerleri etkili bir şekilde ak¬taran ve türünün özelliklerini tam olarak taşıyan masallar olmalıdır, Söz konusu özelliklere sahip olan masallar herhangi bir değişiklik yapılmadan repertuara dâhil edilebilir. Bununla birlikte, halkbilimciler ve çocuk psikologlarından oluşan ekip tarafından, masal metinlerinin, anaokulu çocuklarının gelişimine uygun ha¬le getirilmeleri veya verilen mesajların daha açık bir şekilde aktarılması ve ma¬salların anaokulu çocuklarının anlayacağı seviyeye getirilmesi gibi düzenlemeler yapılabilir.
Masal repertuarının düzenlenmesinde, seçilen masalların gelişigüzel verilme¬si yerine, çocuklara aktarılmak ve benimsetilmek istenen mesajlar ve bunları içe¬ren masalların özelden genele doğru ya da basitten karmaşığa doğru bir sırala¬mayla anlatılması daha etkili olacaktır. Örneğin; önce anne-baba, kardeş sevgi¬sini, daha sonra arkadaş ve öğretmen sevgisi ve daha sonra da vatan, millet sev¬gisini konu edinen masalların bir sıra içinde anlatılması, çocukların bu kavram¬ları daha iyi anlayıp, benimsemesini sağlayacaktır.
İkinci aşamada ise önemli iki çalışma bulunmaktadır. Bunlardan ilki, masal anlatıcılarının belirlenmesi ve eğitilmesidir. Masalların kim tarafından ve nasıl su¬nulacağı sorunu, bu aşamada ilk olarak üzerinde durulması gereken konudur. Bi¬zim teklifimiz, masalların okuma şeklinde veya herhangi bir şekilde masal anla¬tabilme yeteneğine sahip kişi veya kişiler tarafından değil, masal anlatımını ge¬rek jest ve mimikleri ve gerekse çeşitli ses ve vücut hareketleriyle canlandırma yeteneğine sahip uzman kişiler tarafından anlatılmasıdır.
Masal anlatıcılarının, canlandırma (dramatize) şeklindeki sunumu yapabile¬cek kişiler, yani tiyatro eğitimi almış veya canlandırma (dramatize) yeteneği olan kişilerden oluşturulacak uzman kişiler olması son derece önemlidir. Bu uzman masal anlatıcıları; Güzel Sanatlarla ilgili Fakültelerin Tiyatro Bölümü öğrencile¬rinden, amatör tiyatroculardan veya canlandırma yeteneği olan öğrenciler ara¬sından seçilebilir. Bu kişilere halkbilimi ve çocuk psikolojisi alanlarında belli bir eğitim verilmesi uygun olacaktır. Seçilen anlatıcıların, tiyatro bölümü veya ana¬okulu öğretmenliği bölümü öğrencilerinden oluşturulması halinde, masal anlatı¬mının onlar için kendi meslekleriyle ilgili bir staj haline getirilmesi de söz konu¬su olabilir. Böylece, masal anlatıcıları için ödenecek ücretler sorununa da bir çö¬züm getirilebilir.
Masal anlatıcılarının hazırlanmasında, canlandırma (dramatize) yeteneği yanında, dikkate alınacak bir başka önemli nokta ise, anlatıcıların dili kullanma ye¬teneği ve çocuklarla iyi iletişim kurabilmesine yönelik hazırlıktır. Gerekirse, an¬latıcıların hazırlanması aşamasında, iyi iletişim kurma ve Türkçeyi düzgün ko¬nuşmalarını sağlamaya yönelik hazırlıklar da yapılabilir.
Masal anlatıcılarının hazırlanması sırasında üzerinde durulması gereken bir başka nokta ise, bu anlatıcıların çocuklar tarafından kolayca benimsenmesini sağlayacak şekilde adlandırılmaları ve giyecekleri kıyafetle ilgilidir. Bu noktada, masal anlatıcılarına gelenekteki "Masalcı" ve "Masal Anası" adlandırmalarına benzer isimler verilmesinin olumlu katkılar sağlayacağını düşünüyoruz. Masal anlatıcıları, "Masal Ablası" veya "Masal Ağabeyi" şeklinde adlandırılabilir. Yine, masal anlatıcılarının belli bir geleneği veya masal karakterini yansıtan bir kıyafetleri olmalıdır. Çeşitli ülkelerde fark¬lı kültür unsurlarını yansıtmada ve benimsetmede uygulanan bu türden kıyafet¬lerin hazırlanması ve bu kıyafetlerin çocuk zihninde oluşturacağı imaj son dere¬ce önemlidir.
Üçüncü aşama "Masal Anlatma Saatleri ve Günleri" programının oluşturul¬ması aşamasıdır. Masal metinlerinin belirlenmesi, masal anlatıcılarının ve sergilenecek masal unsurlarının hazırlanmasından sonraki aşama, masalların anaokullarında belli bir program içinde yürütülmesiyle İlgilidir, Masal anlatı¬mının, çocukların bir defa katılacakları bir uygulama olması yerine, bir program çerçevesinde gerçekleştirilecek uzun süreli bir uygulama olması, kültürel olgula¬rın çeşitli metin ve bağlamlar içinde aktarımının yapılması ve bu aktarımdaki un¬surların kavranması çocuk eğitimi bakımından daha verimli olacaktır.
Burada programdan kast edilen, saat ve gün belirlemesi yapmanın ötesin¬de, oluşturulan masal repertuarındaki bütün masalların belli bir grup çocuğa ak¬tarımının sağlanmasıdır. Bu aktarım, ana-okullarında haftanın belirli gün veya günlerinde yapılabilir.
Çalışmanın dördüncü ve son aşaması iki kısım olarak düşünülmelidir, ilk olarak, önceden hazırlanmış olan anlatıcıların, belirlenmiş program çerçevesinde dinleyici kitlesini oluşturacak çocuklarla bir araya gelmeleri sağlanacak ve bu bir araya gelişlerde, anlatıcılar, hazırladıkları masalları çocuklara bir gösteri şeklinde anlatacaklardır. Masalların bir gösteri şeklinde sunulması çocukların ilgisini çekecektir. Bunun yanında, masal anlatımı sırasında çocukların sadece dinleme¬leri değil, aktif olarak katılmalarını da sağlamak gerekmektedir. Masal anlatımı sırasında bazı bölümlerin çocuklar tarafından tekrar edilmesi veya yapılan bazı taklitlere onların da katılması çocukların özgüvenleri açısından faydalı olacaktır. Anlatıcının, anlatım sırasında soracağı kısa cevaplı sorularla çocuklar anlatıma dâhil edilmelidir. Böyle bir sunumla, masal anlatımında hareket unsurunun da kullanılması, farklı ses tonlamaları ve taklit¬lerle karakterlerin canlandırılması sağlanmış olur. Bu şekilde yapılacak bir masal sunumu, hem çocukların ilgisini çekecek, hem de onların masal dinleme alışkan¬lığı kazanmalarında etkili olacaktır.
Somut olmayan kültür ürünlerimiz arasında bulunan masallarımız kendi ya¬ratım ve aktarım bağlamalarını çeşitli toplumsal gelişmeler sonucunda kaybet¬mekte ve bunların yeri yeni teknolojik yaratmalardaki yabancı kültürlere ait içe¬riklerle doldurulmaktadır. Temel işlevleri arasında öğretmek, eğitmek ve eğlen¬dirmeyi sayabileceğimiz masalların, yaratım ve aktarım bağlamlarını çağdaş top¬lumsal oluşumlara uygun şekilde yeniden oluşturmak mümkündür. Bu çerçeve¬de yapılacak, yukarıda ana özelliklerini tartıştığımız ve halen tartışmaya açık tut¬tuğumuz, bir çalışma planı ile oldukça güçlü bir kültürel temele sahip olan Türk masallarını yeni bir bağlamda sunmak ve bunlardan çağdaş ortamlarda genç ku¬şakların yaralanmasını sağlayacak şekilde yararlanmak mümkündür.
Yukarıda teklif ettiğimiz çalışma Türk sözlü halk yaratmalarından masalla¬rın yeniden işlevsel hale getirilmesine katkıda bulunacaktır. Yapılacak ciddi bir çalışma ile Türk kültürünün devamlılığı, küreselleşme olgusu karşısında kendini koruyabilmesi ve küresel değerlere kendi değerlerinden katkıda bulunmasına katkı sağlanacaktır.
BİBLİYOĞRAFYA
Agageldi, Allanazarov. Ertekiler, Aşgabat 1993.
Agzıbirlik Mivesi. Ertekiler, Günesh Jurnali, Aşgabat 1997.
Akıllı Gız. Ertekiler (Mekdebe Çenli Hem de Kiçi Yanlı Mekdep Okuvçıları Üçin), Magarif, Aşgabat 1988.
Aktaş, Şerif. Roman Sanatı ve Roman İncelemesine Giriş. Ankara: 1984.
Aliyev, Fahreddin. Türkmen Halk Nagılları, Azerbaycan Dövlet Neşriyatı, Baku 1989.
Alptekin, Ali Berat. Halk Hikâyelerinin Motif Yapısı. Ankara: Akçağ Yayınları, 1997.
Altın Işık. Erteki Poemalar, Kiçi Yaşlı Mekdep Okuvçıları Üçin, Magarif, Aşgabat 1981.
Ana Britannica. “Masal” maddesi, C. 8, İstanbul 1978.
Azadovski, Mark. Sibirya’dan Bir Masal Anası. Çev. İlhan Başgöz, Ankara: Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü Yayınları, 1992.
Azmun, Yusuf. Türkmen Halk Edebiyatı Hakkında, Reşit Rahmeti Arat için, Ankara 1966, s. 32-83.
Baymıradov, Amanmıradov; Hocaguhev Ata. Türkmen Halk Dörediciliği, Aşgabat 1992.
Bayrı, M. Halil. Halk Masalları Hakkında, Halk Bilgisi Haberleri, C. 5, (No:60), 1936.
Bir Bar Eken. Türkmen Dövlet Neşriyatı, Aşgabat 1937.
Boratav, Pertev Naili. 100 Soruda Türk Halk Edebiyatı, İstanbul 1982.
Boratav, Pertev Naili. Halk Hikâyeleri ve Halk Hikâyeciliği. İstanbul: Adam Yayınları, 1988.
Bovencik Türkmen Halk Ertekileri, Aşgabat 1990.
Çağalar Üçin Ertekiler, Türkmen Dövletokuv Pedagogik Neşir, Aşgabat 1940.
Çınar, Ali Abbas. Türk Dünyası Halk Kültürü Üzerine Araştırmalar ve İncelemeler, Muğla 1997.
Çobanoğlu, Özkul. Halkbilimi Kuramları ve Araştırma Yöntemleri Tarihine Giriş. Ankara: Akçağ Yayınları, 1999.
Ekici, Metin. Dede Korkut Tesiri İle Teşekkül Eden Halk Hikâyeleri. Ankara: Atatürk Kültür Merkezi Yayınları, 1995.
Ekiz, Osman Nuri. Ansiklopedik Edebiyat Bilgileri Sözlüğü, İstanbul 1984.
Elçin, Şükrü. Halk Edebiyatına Giriş, Ankara 1986.
Ergun, Metin. Türkmen ve Anadolu Halk Masallarının Yapı ve Motif Açısından Mukayesesi Üzerine Bir Araştırma, Erzurum 1988. (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi)
Ergun, Metin. Türkmenistan Masalları Üzerine Araştırmalar, Türk Kültürü, Sayı: 321, Ocak 1990, s. 48-53.
Ertekiler. Ovadan Dergisi, Aşgabat 1996, s. 11-20.
Gelişim Gençlik Ansiklopedisi. “Masal” maddesi, Gelişim Yayınları, C. 7, İstanbul 1980.
Govşudov, A.; Kürreev N.; Tayımov A. Türkmen Halk Ertekileri, Aşgabat 1959.
Guysgeldi, Ashirov. Gonurca Hem Can Hakda Erteki, Gunesh Jurnali, Aşgabat 1997.
Güder, Nurcan Öznal. En Güzel Türkmen Masalları, Kültür Bakanlığı, Ankara 2000.
Günay, Umay. Elazığ Masallarının Muhtevası, Fırat Üniversitesi, Fırat Havzası Folklor ve Etnografya. Sempozyumu Bildirileri, (24-27 Ekim 1985) Elazığ 1992.
Halmuhammedov, Ş. ; Atdaev, A. Türkmen Halk Ertekileri 3 Tomluk, , Aşgabat 1978.
Halmuhammedov, Ş. Şamar, Türkmen Halk Ertekileri, Aşgabat 1981.
Halmuhammedov, Ş. Türkmen Ertekilerinde Halk Satirasının Çeper Terleri, Aşgabat 1984.
Helimoğlu, Muhsine Yavuz. Masallar ve Eğitimsel İşlevleri, Kültür Bakanlığı, Ankara 2002.
Hutdı Humar. Türkmen Halk Ertekileri ve Rovayatları, Aşgabat 1980.
Kadirov, G. Cadılı Derman, Aşgabat 1993.
Kaplan, Mehmet. Oğuz Kağan Destanı. İstanbul 1979.
Köprülü, M. Fuat. Türk Edebiyatı Tarihi. Yayımlayanlar: Orhan F. Köprülü; Nermin Pekin, Ötüken Yayınları, 3. Basım, İstanbul: Ötüken Yayınları, 1981.
Mahmut, Enver. Türk Boylarının Masallarında Başlangıç Formüllerinin Bünyesi ve Fonksiyonları, I. Uluslararası Türk Folklor Kongresi Bildirileri, C. II, Halk Edebiyatı, Ankara 1976, s. 165-171.
Makas, Zeynelâbidîn. Türk Dünyasından Masallar, Kitapevi Yayıncılık, İstanbul 2000.
Mirzaoğlu F. Gülay. Türkiye ve Türkmen Masallarının Genel Özellikleri, Millî Folklor, Sayı: 26, Yaz-1995, s. 28-30.
Possun Bazarı. Türkmen Halk Ertekileri, Aşgabat 1976.
Sakali, M. A.; Govşudov, A. Türkmen Halk Ertekileri, Birinci Yığındı, Aşgabat 1940.
Sakali, M. A.; Govşudov, A. Türkmenskie Narodnie Skazki, Aşgabat 1948.
Sakaoğlu, Saim. Anadolu ve Türk Efsanelerinde Taş Kesilme Motifi ve Bu Efsanelerin Tip Katalogu, Ankara 1980, s. 24.
Sakaoğlu, Saim. Gümüşhane Masalları Metin Toplama ve Tahlil, Ankara 1973.
Sakaoğlu, Saim; Ergun, Metin. Türkmen Halk Masalları, Kültür Bakanlığı, Halk Kültürünü Araştırma Dairesi Yayınları: 155, Halk Edebiyatı Dizisi: 38, Nehir Matbaası, Ankara 1991.
Seyidoğlu, Bilge. “Masal”, Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi, C. 6, İstanbul 1986.
Stebleva, İ. Prodanny Son. Türkmenskie Narodnie Skazki, Moskova 1969.
Şimşek, Esma. Yukarı Çukurova Masallarında Motif ve Tip Araştırması, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 2001.
Tezel, Naki. Türk Masalları, Kültür Bakanlığı, Ankara 1997.
Turkmenskiy Skazoçnıy Epos. Aşgabat 1956.
Türk Ansiklopedisi, “Masal” maddesi, C. 23, s. 317.
Türkçe Sözlük, Türk Dil Kurumu, , C. 2., Ankara : 1988.
Türkmen Fikret, “Hikâye” Maddesi, Diyanet İslam Ansiklopedisi. C. 17, İstanbul 1998.
Türkmen Halk Ertekiler Yıgındısı. Aşgabat 1955.
Türkmen, Fikret. “Erzurum’da Halk Hikayeciliği”. Türk Edebiyatı Dergisi. Ekim 1974. ss. 33-34.
Türkmen, Fikret. Âşık Garip Hikâyesi Üzerinde Mukayeseli Bir Araştırma. 2. Baskı, Ankara: Akçağ Yayınları, 1995.
Türkmen, Fikret. Sahada Folklor Derleme Teknikleri. İzmir: Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları, 1992.
Türkmen, Fikret. Tahir İle Zühre. Ankara: Atatürk Kültür Merkezi Yayınları, 1998.
Türkmence-Türkçe Sözlük. Hazırlayanlar: Talat Tekin, Mehmet Ölmez, Emine Ceylan, Zuhal Ölmez, Süer Eker, Ankara : Türk Dilleri Araştırmaları Dizisi, 1995.
Veliyev, B. Türkmen Halk Ertekileri, Aşgabat 1986.
Yusuf Vezir Çemenzeminli. Eserleri, C. 6, Bakı 1977.
ZÜLFİKAR BAYRAKTAR
0 555 600 35 00
|